Ana içeriğe atla

 

“İnsan Haklarında Güncel Tartışmalar” adlı projenin mülakat bölümünde mülakat gerçekleştirilecek akademisyen grubunun insan hakları hukuku, uluslararası hukuk ve anayasa hukukundaki akademisyenlerden oluşmasına ve coğrafi olarak çok geniş kapsamda gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.  Bu çerçevede mülakatın gerçekleştirilebileceği hocaların tespiti ve iletişim adreslerine ulaşılması meşakkatli bir çalışmayı beraberinde getirmiş ve oldukça uzun bir zaman dilimini almıştır.  Bu  bağlamda da ASBU’nün çeşitli bölümlerindeki hoca ve araştırma görevlilerinden dil hâkimiyeti ve bölge bilgisi bağlamında destek alınmıştır. Ülke ülke araştırma yapılmış, her ülkenin en azından belli başlı üniversitelerindeki akademisyenlerinin adreslerine ulaşılmaya çalışılmıştır.

 

Mail gönderilen akademisyen sayısı toplam 3500'dür. Bu akademisyenlerin tespiti ve mail adreslerine ulaşma çabasında araştırmacılar çok değerli verilere ulaşmışlardır. Söz konusu verilerin paylaşılmasının değerli olduğuna inandığımız için “Mülakatın Seyahatnamesi” başlığı altında bunların sunulmasını istedik.

 

Akademisyenlerin tespiti ve maillerine ulaşılması coğrafi ve kültürel gerçeklik dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir.

 

Hemen her ülke ile ilgili Google üzerinden arama yaparken mutlaka nyuglobal.org sayfasında ülkelerin en azından hukuk sistemleri ile ilgili bilgilere rastlanmıştır. New York Üniversitesinin bu alanda özel bir çalışma yaptığı ortadadır. İlgili devletin yönetim ve hukuk sistemi, önemli yasaları ve ilgili önemli web adresi linklerine buradan ulaşılabilmektedir. Ülkelerdeki belli başlı üniversitelerin tespiti ise yine Google üzerinden “the best universities in….”  İfadesi kullanılarak yapılmıştır.

 

Mailler üç farklı şekilde gönderilmiştir:

1. İletişim ve uzmanlık alanlarına uygun olarak, mail adresleri  tespit edilmiş  akademisyenlere tek  tek mail gönderilmesi

2. Bazı üniversitelerde akademisyenlerin iletişim adresleri bulunmakla birlikte çalışma alanları yalnızca kamu hukuku olarak belirtilmiştir. Bu durumda, genel ifadelerle hazırlanan mail gönderilmiştir.

3. Son olarak, bazı üniversitelerde ise akademisyenlerin iletişim bilgilerine –bazı üniversitelerde isimlerine dahi- ulaşılamamıştır. Bu durumda ise info mailleri aracılığı ile hukuk fakültesi dekanına veya rektöre iletilmek üzere genel ifadelerle hazırlanan mail gönderilmiştir.

 

Tahmin edilebileceği üzere, ABD, Kanada ve Avustralya’da insan hakları ve anayasa hukuku alanında çalışan akademisyenlerin sayıca fazlalığı dikkat çekiciydi. Aynı şekilde Avrupa ülkelerinde de birkaç üniversite dışında, tüm ülkelerde akademisyenlerin uzmanlık alanları ve iletişim bilgilerine kolaylıkla ulaşılmıştır.

 

Bu ülkeler dışındaki ülkelerde hocaların isimlerine ve iletişim adreslerine ulaşılmada ciddi anlamda sorunlar yaşanmıştır. Sayılı ülkelerde üniversitelerin sayfalarında her bölümde çalışan hocaların bilgilerine ulaşılmıştır. Kimi web sayfasında sadece hocaların isimleri ve alanları gösterilmiş ama iletişim bilgilerine ulaşılmamıştır, isimler ve adresler gösterilmiş alan ya kamu hukuku olarak gösterilmiş ya da hiç gösterilmemiştir. Böyle durumlarda ya tek tek tarama yapılmış ya tek tek aramanın yapılamayacağı durumlarda toplu mail gönderilmiştir.

 

Avrupa dışında resmi dil olarak İngilizce konuşulan ülkelerde hukuk fakültelerinin internet sitelerinde genellikle mail adreslerine daha rahat ulaşıldı. Karşılaşılan tek sorun akademik kadronun hiç belirtilmemesi ya da kamu hukuku-özel hukuk temelli belirtilmesiydi.

 

Rusya’da ve genel olarak Türki Cumhuriyetlerinin de dahil olduğu Rus etkisi altındaki  ülkelerin üniversitelerinde “insan hakları” gibi bölümlere rastlanmamıştır.  Bu ülkelerde büyük oranda hukuk fakültesi bağımsız bir fakülte olarak yer almamakta ve daha çok uluslararası ilişkiler bölümü ile ilişkilendirilmektedir. Genel olarak sınıflandırmada “state law(devlet hukuku)” öncül olmaktadır. Aynı fakültenin bölümleri olarak uluslararası ilişkiler ve hukuk alanlarına rastlanılmıştır. Söz konusu ülkelerde hukuk alanındaki bölümler genelde şu şekilde düzenlenmiştir: İnsan Hakları Teorisi ve Anayasa Hukuku derslerinin de verildiği “Devlet ve Hukukun Teorisi ve Tarihi”, “Devlet Hukuku Bölümleri (State Law Disciplines)” ve Özel Hukuk Bölümleri (Department of Civil Law Disciplines).

 

Yine bu ülkelerde web sayfalarından hocaların mail adreslerinden çok telefon numaralarına rahatlıkla ulaşılabilmiştir. Türki Cumhuriyetlerde çoğu üniversitede hocalarının adına dahi ulaşmak zordur. Söz konusu zorluk üniversitelerin İngilizce web sayfası olması durumunda daha da görünür olmaktadır. Bazı Rus üniversitelerinde ve Türk diline yakın diller konuşulan ülkelerde nadiren de olsa sayfanın Türkçe versiyonu da bulunmaktaydı,  fakat yine bu versiyonlarda da iletişim bilgisine ulaşmak mümkün değildi. İlginç bir şekilde Moğolistan’da bilgilere ulaşmak diğer tüm ülkelerden daha zor olmuştur. Bunun içine Tacikistan, Türkmenistan gibi ülkeleri katmak da mümkündür. Bu ülkelerden genel mail adresi olan “info” ile başlayan mail adresleri kullanılmıştır ki bu durumda çok nadir maillere cevap gelmiştir.  

 

Genel olarak Asya’daki üniversite ve bölümlerin birbirleri ile olan ilişkisinin Batı ile olan ilişkilerinden daha yoğun olduğu gözlemlenmiştir. Mesela Moğolistan’da Kore Hukuku ve Japon Hukuku dersleri olması buna bir örnektir.

 

Güney Amerika’daki ülkelerden elde edilen veriler ABD, Kanada ve Avustralya’da elde edilen bilgilere kıyasla oldukça sınırlıydı. Örneğin Arjantin’de üniversitelerin yalnızca dekanlarına ait maillere veya info mail adreslerine ulaşılabilmiştir. Buna karşılık, Kolombiya, Peru gibi ülkelerde araştırma alanımızda ihtisaslaşmış akademisyenlere ulaşmak Arjantin’e kıyasla daha kolay olmuştur.

 

Uzak Doğu ve Pasifik ülkelerinde ise bu ülkelerin kapladığı geniş coğrafya göz önüne alındığında ve üniversite sayılarına dair tahminler dikkate alındığında, veri elde edebilmek oldukça zor olmuştur. Örneğin özellikle batıyla yakın ilişkiler içinde olmaları nedeniyle Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerde, ABD ve Kanada’da olduğu gibi bir tabloyla karşılaşacağı düşünülmesine rağmen, info mail adreslerine dahi ulaşmakta güçlük çekilen üniversiteler olmuştur.

 

Endonezya’da akademisyenlerin bilgilerindeki eksiklikler ise yeterli verinin elde edilmesini engellemiştir. Nitekim web sayfalarında akademisyenlerin isimleri ve mail adreslerinin bulunmasına karşılık çalışma alanlarına dair herhangi bir bilgi olmayan üniversitelerin yanında; bazı üniversiteler de ise kişilerin çalışma alanları verilmiş buna karşılık iletişim adresleri verilmemiştir. Bu nedenle bu ülkede doğrudan çalışma alanlarına ulaşılamayan akademisyenlere hazırlanan genel içerikli mail gönderilmiştir.

 

Bu verilerin yanında genel olarak tüm ülkeler ele alındığında, özellikle ABD, Kanada, Avustralya ve Avrupa’yı ayrı tutulacak olursak, en çok göze çarpan husus hukuk fakültelerindeki ceza hukuku alanında çalışan akademisyenlerin sayısının oldukça fazla olmasıdır.

 

Yine genel bir çıkarım olarak, özellikle ABD, Kanada, Avustralya ve Avrupa ülkelerindeki akademisyenlerin, gönderdiğimiz maile dönüş yaptıkları gözlemlenmiştir. Bu bölgelerdeki akademisyenlerin mailimize dönüş yapma oranının daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu cevaplarda ise; bazı durumlarda bu alanda çalışan diğer akademisyenlerin isimlerini vermekle birlikte genel cevabın araştırmaya katılmamak şeklinde olumsuz olduğu görülmektedir.

 

Bununla birlikte, bunun dışındaki ülkelerde iletişim ve uzmanlık alanlarına ulaşılmasında ciddi zorluklar yaşanmıştır.

 

Afrika üzerine çalışmada Sahra altı denilen Kuzey Afrika’nın altı ile Güney Afrika arası tamamen karanlık, ulaşılması mümkün olmayan bir alan olarak ortaya çıkmıştır. Kuzey Afrika’ya gelene kadar birçok yerde bazen üniversitelerin genel “info” adresine mail göndermekten başka çarenin olmadığı gözlemlenmiştir.  Fakülte dekanına ulaşmış olmak ya da fakültenin mail adresine ulaşmak bile değerliydi.

 

Afrika’da bir başka ilginç husus ülkelerin Portekizce, Fransızca ve İngilizce konuşulan diller olarak ayrılmasıydı. Afrika’da eskiden sömürge olan ülkelerde sömüren devletin dilinin hala çok etkin olduğuna rastlanmıştır. Akademisyenlerin yabancı dil olarak örneğin Fransız eski sömürgesi iseler, kendilerini Fransızca ile geliştirdikleri gözlemlenmiştir. Birçoğu mail adresinin uzantısını bile ilgili olduğu daha büyük devletinki ile aynı almıştı. 

 

Bir başka gerçeklik birçok Katolik ve Protestan üniversitelerinin olmasıydı. Din bu araştırma çerçevesinde başka yerde karşılaşılmamış kadar çok üniversitelerin kurgusunda yer almaktadır.  Üniversitelerin ilginç sloganları bulunuyor, mesela Ndejje Üniversitesi için “Fear of God Brings Knowledge and Wisdom" sloganı vardı.

 

Afrika’ya dair son ilginç olan husus ise hukuk üniversiteleri hatta kamu hukuku üniversiteleri ile karşılaşılması ve birçok üniversitenin insan hakları üzerine çalışmış olmasıdır.

 

Sudan’da İbn-i Sina Üniversitesi bulunmaktadır.

 

Güney Afrika’da İngilizce konuşuluyor olmasının ve çok kültürlülüğünün etkisinden olduğu düşünülen, düzenli internet adresleri ve farklı ülkelerde geçmişe sahip akademisyenlerin çokça olması dikkat çekicidir.

 

Ortadoğu da çok ilginçti, Katar, Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan gibi ülkelerin hem çok sayıda Amerikan işbirliği ile kurulmuş üniversiteleri bulunmakta hem de akademisyenlerin birçoğu ülke dışındandır. Hukuk fakültelerinin sayıca az olması bir başka ilginç husustur. Yine şeriat hukuku ve İlahiyatın birbirinin içine geçme durumları ilginçtir.

 

Suriye ve Irak'ta bir çok üniversite bulunuyor ve web sayfaları çok iyi hazırlanmış durumda, ama ne yazık ki gönderilen birçok mail geri gelmiştir. Bu da birçok ihtimali beraberinde getirmektedir, eskiden bu sayfaların mevcut olduğu ancak şu anda işler durumda olmadığı gibi.

 

Hem akademisyenlerin zenginliği hem web sayfalarının ulaşılabilirliği ve düzenliliği bağlamında İsrail özel bir yere sahipti. Ayrıca İsrail’de birçok akademisyenin Yahudilik bağlamında çalışmış olması da ilginç.  Bu anlamda İran’da da genel itibari ile bir düzenlilikten bahsetmek mümkündür.

 

İran ve İsrail için bağlamında ilginç olan bir başka husus oldukça fazla ceza hukukçusunun olmasıdır.